Ana içeriğe atla

Gitmek

 



Belki bir kuş değilim ama, çok isterdim sıcak yüreklerin olduğu bir yere göç etmeyi bino. Ne alacağım, ne de vereceğim...Bir kaç özel eşya ve bir miktar sır ve az biraz anı yanıma alıyorum gerisi burada kalsın. Yeniden başlamak için bir adım. cesur bir adım " Gitmek yenilmek değil, kazanmak da! Gitmek gitmektir işte... hepsi bu." İçinde üç sessiz, iki tane de sesli harf bulunan ve aynı içindeki harfler gibi kimi zaman sesli, kimi zaman sessiz yapılan. Özlenecek her şey gittiğinde, özlenecek hiçbir şey olmadığında gidersin. Her zaman hüzün verir. Bıraktığın yerde elbet vardır bırakmak istemediklerin. Bazen farkedersin çabalarının boşa olduğunu , pes etmekten başka bir çaren kalmadığını ve her yerin kararmaya başladığını.. İşte bu durumda bazen gitmek gerekir.. uzaklaşmak.. biraz nefes alıp bir dahaki sefer için daha güçlü olman gerektiğini anlarsın.. evet bazen gitmek gerekir.. rahatlamak için gitmen gerekir.. aydınlık yarınlar için gitmen gerekir.. geride bırakılan biri varsa bu eylem onun gözünde değişmeden kalmaktır bir anlamda... Kendini birinin gözünde/yüreğinde dondurmanın bir yoludur gitmek... Bitirdi ve gitti....Bittim ve gidiyorum... Bazen isteyerek, bazen gönülsüzce; bazen kendinden kaçmak, bazen özüne kavuşmak için; bazen ki unutmak için, kalbini geride bırakıp gidebildiğin kadar uzaklaşmak; bazen ki bulmak için hayatın anlamını. Umarsızca tüm sevdiklerini geride bırakmak, umutsuzca kendini bırakmak ardında. Bazense hatıralarını koyup 10kg' lık bir bavula yola koyulmak... Yüreğin çözemediğini ayakların çözmesidir... Yaşama sevincinin tükenip, avuçlarının arasından kayıp yitişini seyrettiğin yokoluşundur... Cam kırıklarına basarak yürürsün. Her adım biraz daha acıtır etini, biraz daha kanatır içini. Kimi zaman insanın kendisine dönmesidir...Çünkü birilerinden gitmeden, geçmeden kendine ulaşamaz insan... Çabalamayı, sabretmeyi , görmezden gelmeyi ve birşeyleri düzeltmeye çalışmayı bırakıyorum , siz bunu hoşçakal sayın.

+ İnsanlık için küçük, kendim için büyük birşey yaptım bino.

- Neymiş beyefendi. 

+ Uzaklaştım insanlardan usul usul sesizce. 

Asım Karaçay

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yıllarca tavan manzarası seyrettiğim bir odada ömrüm geçti. Birçok ümidim oldu birçok ümidi yitirdim. Her birinde ağır yaralar aldım ama hepsinden sağ salim çıktım. Hayatımdan büyük pişmanlıklar, beynimden, ruhumdan istanbul geçti. Bazı bazı bitap kıyılara vurdum, bazı bazı güçlü bir şekilde düz yollarda takla attım. Yine de hep gülümsedim. Kimileri için küçük kendim için büyük savaşlar verdim. Güvensizlik adı altında kılıç yarası açtılar bedenimde, sırtımdan hançerlediler bazen, sevda bildiğim dağlara karlar yağdı, evim dediğim yüreklere sığmadım yine de; doğruldum! şimdi yine bir miktar yorgunum. Fakat halledeceğim! Hep hallettim.  A. Karaçay

Bazı şeyler hâlâ mümkün ama mühim değil.

  Bazı şeylerin hala mümkün , lakin mühim değil... nerde okudum hatırlamıyorum... bu özet cümle bir ferahlık veriyor bana. Karnını doyurmak için yolda giden buğday yüklü bir kamyonun kasasına konan bir serçe gibi olduğumu fark ediyorum. Tam hah karnım doydu dediğim anda bir de kafayı kaldırıp bakıyorum ki tüm sevdiklerimden, yaşadığım yerden tüm çevremden çok uzaklara gitmişim. "Kimse sormadi ne kadar yorgun olduğumu. Herkes bende dinlenmek istedi." diye bir cümle etmiş Gore Vidal amca. Ne yazık ki arkadaşlıkta aşk gibi taktik meselesidir. Hani bazen elinden geleni hatta daha fazlasını yaparsın ve bunun karşılığında hep ''sen olmazsan ne yaparım, benim için çok önemlisin'' sözleri işitirsin ya, ha işte onlar tamamen kandırmaca. Her zaman sözler yerine eylemlere bakın ve kimse için kendi zamanınızdan, hayatınızdan çalmayın. Yaşar Kemal'in de dediği gibi ''insanların bir yerleri var, bir ince yerleri işte oraya değmemeli'' sizin bam telinize

Hayat

  Hayat bazen gerçekten “yok artık bu kadarı da olmaz” dedirtiyor insana. Ama sonra bir anda perdenin arkasından sızan güneş ışığını görüyoruz. Birinin annesi, dostu, sevdiği, değerlisi olduğumuzu fark ediyoruz ve içimiz ısınıyor. Bazen kendimiz gibi insanlarla memleketten kilometrelerce uzakta bir araya geliyoruz ve evde gibi hissediyoruz. İnsanlık halleri işte…minnetle, sevgiyle, aşkla içmeden de sarhoş olabiliyoruz!“ Bana bütün bunları yapmasına nasıl izin verebildim” demeyi bıraktığında, kendini suçlamaktan vazgeçip kendinle barıştığında iyileşme yolunda en büyük adımını atmış olacaksın. Hangi şart ve durumda olursan ol ilerleyebilmek için mutlak bir güven duygusuna ihtiyacın var. Yıllar içinde olumsuz tecrübelerinden kazandığın yetenekler ve altıncı hissin zihnini yönetmeye başlıyorsa sesleri dinle, algılarını aç. Kimseyi alternatif yapmadığın gibi kimsenin alternatifi olma. İnsanlara değer verirken iki kere düşün. “değer mi” diye sorduğunda kendine vereceğin sağlam cevapların ol